Diyarbakır gezi rehberi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyarbakır gezi rehberi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2013 Pazar

Marka şehir Diyarbakır – Gezi rehberi

Diyarbakır bu son gelişmelerden sonra son derece popüler bir şehir oldu. Yıllardır buraları merak edip de gelmeyenler için şimdi tam zamanı. Misal bugün sıcaklık 29 derece. Herkes yazlık gömlekleriyle geziyor. En ideal gezme zamanı yani. Unutmayın ki milattan önce 700 yılında kurulan Diyarbakır Hurriler, Asurlular, Medler, Romalılar, Bizanslılar, Emeviler, Abbasiler, Oğuzlar, Selçuklular ve Osmanlılardan kalma zengin bir tarihsel mirasa sahip.

Diyarbakır klasikleri:
Yemek: Kaburga dolması, kibe bumbar, içli köfte, ayvalı kavurma

Tatlı: Peynirli kadayıf

İçecek: Yayık ayranı, meyan kökü şerbeti (Tadının iyi olduğuna garanti veremem. Kokusu yüzünden ben hiç içemedim.)

Kahvaltı: Hasan Paşa hanı içerisindeki kahvaltıcılar

Diyarbakır sur içi gezi rehberi: Aşağıdaki eserlerin hepsi sur içi bölgesinde olduğundan birbirlerine yürüme mesafesindedir.

Diyarbakır surları: Bunun için fazla uğraşmanıza gerek yok. Eski Diyarbakır yani sur içinde kafanızı kaldırmanız yeterli zaten. 5 km uzunluğunda olduğu söyleniyor.

Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi: Eski Diyarbakır’ın avlulu evlerine çok güzel bir örnek.
Esma Ocak evi: Bu da eski evlerin çok iyi korunmuş bir örneği.

Camiler: Özellikle Ulu Cami Türkiye’nin en eski camilerinden biri. Taş işçiliği bir harika. Avlusunda da bir güneş saati var. Ayrıca Behrampaşa Cami ve Nebi Camiiyi de gezmeyi unutmayın.

Kiliseler: Surp Giragos kilisesi yeni restore edildi. Mart Thoma, Meryemana, Kırklar Kilisesi ve Mart Pityon Kiliseleri de görülebilecek yerler arasında.

Hanlar: Hasan Paşa hanında kahvaltı edip, Deliller hanında da bir kahve ya da çay içebilirsiniz mesela.
Çarşılar: Peynirciler ve yoğurtçular çarşısı, Sipahi çarşısı, Aşifçiler çarsısı

Ayrıca sur dışında On Gözlü Köprü’yü de unutmayalım. Dicle Nehri üzerinde çok eski bir köprü çünkü.

Diyarbakır yakınlarında mutlaka görülmesi gereken eserler: Eğil Peygamber mezarları, Eğil Kral mezarları, Silvan Hassuni Mağaraları

Tabii Diyarbakır’ı sadece sur içinden ibaretmiş gibi düşünmeyin. Gelmişken sizleri modern Diyarbakır’a da bekliyoruz. Ofis, Diclekent, Urfa yolu civarında da bir gezi fena olmaz hani. 

3 Haziran 2012 Pazar

Introducing Egil, a hidden treasure


Eğil is a small town very close to Diyarbakır city centre (50 km). It is famous for its tombs and ancient ruins, dating back to Asurians. The pictures below reflect some of the historical treasures hidden in the surroundings of this town. In Eğil, you can visit the  tombs of some old Armenian and Asurian Kings as well as the ruins of old castles. The Kralkızı Dam Lake covers some of these ruins but there are still a lot to see. The town also has a religious value because of the tombs of some prophets. Many people go there to send their respect to these prophets and to pray.

Tombs of the Asurian and Armenian kings

Tombs of the Asurian and Armenian kings

The tombs are in rooms connected to one another and these stairs  are passages that connect the rooms. I haven't seen inside but I think you can also go to the castle on top of the hill if you follow the stairs.

20 Aralık 2011 Salı

Diyarbakır Texas mı, Paris mi?



Bu yazıyı yazmamım nedeni en son yazıma gelen bir yorum oldu. Yorumu yapan kişi aslında herkesin düşündüklerini özetlemişti.
Diyordu ki “dostum ben de Diyarbakır’a gelmeyi planlıyorum ama polis falan taşlıyorlar terör olayları. Sanki şehir Texas gibi hakikaten. Bu konu hakkında bir yazı yazar mısın? Gerçekten öyle mi?”
Bu soruyu yıllardır o kadar çok kişiden duydum ki. Düşünün iş aslanın ağzında. İnsanlar bir memuriyet bulup buraya geliyor ve gelirken kafalarında aynı soru. Zaten buraya gelen herkes ilk gün sanki her an bir patlama bekliyormuş gibi bir yüz ifadesiyle dolaşır. Bir ay sonra ise benden çok gezmeye başlarlar.

Sorunun cevabına gelince... Öncelikle İstanbul’da yaşayanlara sormak istiyorum. Ben bir yabancıyım ve size “İstanbul nasıl güvenli bir yer mi?” diye soruyorum. Aslında televizyon haberlerine göre İstanbul hiç güvenli görünmüyor. Gazi Mahallesi diye bir yer var. Birileri taş atıp duruyor. Orada burada birkaç ayda bir bombalar patlıyor. Geçen gün çocuğun birine İstiklal Caddesinde saldırdılar mesela. Şimdi siz “İstanbul hiç güvenli değil. Orada nasıl yaşıyorsunuz?” diye soran birine ne dersiniz? Sanırım şöyle bir şey olur cevabınız, “İstanbul çok büyük. Sadece bazı bölgelerinde bazen olaylar olur ama biz de bunu çoğu zaman televizyondan duyarız.” İşte ben de size aynı cevabı vereceğim. “Diyarbakır çok büyük. Sadece bazı bölgelerinde bazen olaylar olur ama biz de bunu çoğu zaman televizyondan duyarız.”

Yani buradaki her çocuk taş falan atmıyor. Ben şahsen daha hiç karşılaşmadım. Tabii olaylı günlerde olay olan mahallelere-ki bunlar da genelde gecekondu semtleridir- özellikle giderseniz görürsünüz o başka. Basın buraya olay olduğunda gelir ve sadece olaylı mahalleleri çeker. Ne yazık ki bu nedenle dışarıdan gelen insanlar burada sokakta yürürken her an kafasına bir taş yiyebileceğini düşünüyor. Tabii burası çok sakin demiyorum. Bazen tehlikeli olabilir ama İstanbul kadar işte.

Not: Diyarbakır'ı izlemek isterseniz tıklayın.